Anasayfa / Makalelerimiz / Trafik Kazalarından Doğan Hukuki Süreçler Hakkında Bilgilendirme
Trafik kazaları; ölüm, yaralanma, araç hasarı, değer kaybı ve çeşitli maddi zararlar doğurabilen olaylardır. Kaza sonrasında ceza hukuku, borçlar hukuku, sigorta hukuku ve Karayolları Trafik Kanunu’ndan kaynaklanan farklı süreçler aynı anda gündeme gelebilir. Bu nedenle her trafik kazası, kusur durumu, zarar türü, sigorta kapsamı ve somut olayın özelliklerine göre ayrıca değerlendirilmelidir.
Trafik kazası sonrasında olayın belgelenmesi önemlidir. Uygulamada özellikle kaza tespit tutanağı, araçların konumunu ve plakalarını gösteren fotoğraflar, kolluk tutanakları, alkol raporu varsa buna ilişkin belge, ruhsat ve sürücü bilgileri, sigorta poliçeleri, yaralanma halinde hastane kayıtları ve adli raporlar, ölüm halinde ise cenaze ve defin giderleri ile desteğe ilişkin ekonomik belgeler önem taşıyabilir. Hangi belgenin gerekli olduğu, kazanın niteliğine göre değişebilir.
Türk Borçlar Kanunu’na göre ölüm halinde özellikle cenaze giderleri, ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıplar ve ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin kayıpları gündeme gelir. Bedensel zarar halinde ise tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar talep konusu olabilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm halinde, zarar görenin veya ölenin yakınları bakımından manevi tazminat da gündeme gelebilir.
Yaralanmalı trafik kazalarında, kural olarak yaralanan kişi kendi maddi ve manevi zararları bakımından talepte bulunabilir. Ağır bedensel zarar halinde, olayın özelliklerine göre yakınların manevi tazminat istemleri de gündeme gelebilir. Ölüm halinde ise destekten yoksun kalan kişiler ile somut olayın özelliklerine göre manevi zarar iddiasında bulunabilecek yakınlar tarafından talepler ileri sürülebilir. Bu değerlendirme, destek ilişkisine, yakınlık durumuna ve olayın etkilerine göre ayrıca yapılır.
Trafik kazalarından doğan sorumluluk bakımından, kazanın özelliklerine göre kusurlu sürücü, işleten, araç sahibi ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı gündeme gelebilir. Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. maddesinde, zarar görenin zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde sigortacıya doğrudan talepte bulunabileceği ve dava açabileceği düzenlenmiştir. Bu nedenle sigorta ilişkisi, trafik kazası dosyalarında ayrı bir önem taşır.
Kazaya sebep olan aracın tespit edilememesi, geçerli zorunlu trafik sigortasının bulunmaması veya bazı özel durumlarda Güvence Hesabı gündeme gelebilir. Güvence Hesabı’nın resmî açıklamasına göre bu kurum, zorunlu sigortaların sağladığı teminatlara ilişkin bedeni zararlar bakımından, sakatlık halinde sakatlık tazminatı, ölüm halinde ise destekten yoksun kalma tazminatı öder. Bu nedenle Güvence Hesabı her türlü maddi zarar için değil, özellikle bedeni zararlar bakımından önem taşır.
Karayolları Trafik Kanunu’nun 109. maddesine göre, motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her halde kaza gününden itibaren on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Ancak dava cezayı gerektiren bir fiilden doğuyorsa ve ceza kanununda daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörülmüşse, bu daha uzun süre maddi tazminat talepleri için de uygulanır. Bu nedenle her dosyada zamanaşımı değerlendirmesi olayın ceza hukuku boyutuyla birlikte ayrıca yapılmalıdır.
Bazı dosyalarda, alacağın güvence altına alınmasına yönelik geçici hukuki koruma talepleri de gündeme gelebilir. Ancak hangi tedbirin mümkün olduğu; talebin niteliğine, dava türüne, ispat durumuna ve somut olayın özelliklerine göre değişir. Bu nedenle geçici koruma önlemleri bakımından genel ve otomatik bir sonuçtan söz etmek doğru olmaz.
Bu sayfada yer alan açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşımaktadır. Trafik kazalarına ilişkin her işlem ve uyuşmazlık; kusur durumu, zarar türü, sigorta kapsamı, başvuru mercileri, zamanaşımı ve somut olayın özelliklerine göre ayrıca değerlendirilmelidir.

